Şiirlerim
Bu sayfada yazmış olduğum şiirlere yer vermekteyim. Lütfen alıntılayacağınız şiirin bana ait olduğunu belirtiniz.
Martılar Deniz ve Sen
Dalgalanan mavi deniz, uçuşan martılar,
Sizi ziyarete geldim ‘merhaba’ !
Anlatacaklarım var size dinleyin.
Biraz soluklanalım sonra çaremi söyleyin.
Duydunuz mu yar gitmek istiyor,
Sesimi duymak, yüzümü görmek istemiyor.
Duydunuz mu yar bana kıymak istiyor.
Martılar uçuşup duranlar,
Deniz dalgalanıp dururken, yazın reçetemi, söyleyin çaremi.
Bir dalgaya mı sarılsam boğazın ortasında, martılara yem mi olsam.
Ölürsem martılar bu acı, bu sancı biter mi?
Uçuşadursun martılar, dalgalanan deniz,
Siz söyleyin ne yapsam,
Uzaklara kaçsam geçer mi?
Yüreğimde onun hükmü biterde, aklımdan adı geçer mi?
………
Gidin başımdan martılar ve deniz..
Demek sizde terkettiniz.
Bir cevap vermeden bakıp durdunuz.
Sizde sahteymişsiniz, kurusun huyunuz!
Elveda
Güller Liseliler Aşkım ve Ben
Kan kırmızı güller verilirdi sevgiliye
O kızgın yaz güneşi altında koşuşan liselilerden sevgililerine
Sonra pembe pembe güller gibi kızarırdı yanaklar.
Söylenince sevgiliye, seni seviyorum diye…
O yaz güneşi nelere şahit olmadı ki,
Ne ihanetler görmedi ki
İhtirasların bedellerini ödeyen yürekler oldu hep.
Hangi aşık sevgiliye kul köle olmadı ki
Olmayınca olmuyor işte…
Sarı güller ayrılık diye koparılmazdı dalından.
Kuruyup giderdi bahçelerde bağlarda.
Meğerse kırmızı gülleri tüketmişler.
Sarı güllere benzeyen yüreği katı sevgililere verip
Meğerse dikenlere boşa batmışlar
O seven eller seven parmaklar..
Güzün hangi günüydü yazı bitiren
Gülleri gönüllerle birleştiren,
Soluk kokulu güllere benzetip
Liselileri dertlere, dertleri liseliler yükleyen
Hangi eylüldü güzün hangi günüydü
Seni benden alamadılar liselim
Yaşın küçüktü, duygu doluydun.
Aşkı iyi bilirdin, sadakati cabası
Bilirsin bende yolunda bir mecnun olurdum.
Senin için devleri yener dev,
Azraille boğuşu feda olurdum.
Küçüktün, liseli sevgilim.
Geceleri yıldırımlar düştümü yerlere
Üşürdün, titrerdin belki…
Beni düşünürdün,
Beni düşünür mü diye
Seni her an beynime işlerdim,
Durmaksızın -7 gün 24 saat-
Son baharların son demlerinde en karanlık gecelerde.
Güllere aldanmazsın,
Solup giderler diye, seni soldurur diye
Bakıp kalmazsın başkaları sevdiklerinden alırlar diye,
Bir tek derdin vardı bitmesin diye
Bu aşk bitmeyecek liselim, biz bu hayatı yaşayalım diye.
Seni çok seviyorum..
Gelirsin Diye Sevdim
Sevdim yanımda olmasanda
Tutmasanda ellerimi
Parlamasa da gözlerin gözlerimde
Büyük bir umutla bekledim gelirsin diye sevdim seni
Her çocukça ayrılığın yağında yandım kavruldum durdum,
Geceyarıları seni düşündüm,uykularımı böldüm,
Gördüğüm her güzeli yanıldım, sen sandım..
Çünkü Aşkım;
Büyük bir umutla bekledim, gelirsin diye sevdim seni
Zaman geçerken zarara saydım
Zarar üstüne zarar iflasa kaydım
Saniyelerimi iple bağladım
Her saniyemde adını sayıkladım..
Umudumu kaybetmedim,seni kalbimde sakladım.
Büyük bir umutla bekledim gelirsin diye sevdim seni
Sen Yoksun Herşey Farklı
Bugün farklı bir gündü
Sensizliğin bağrıma oturup usul usul cigarasını tüttürdüğü bir gün.
Gün içinde sen yokken herşey farklıydı aslında.
Bulutlar farklıydı, yağmur farklı
Bakkal farklıydı, manav farklı…
Erkenden bir telaş vardı beynimin orta yerinde.
Sensizlik sensizlik diye atıyordu kalbim.
Yokluğunun telafisini ararken gözlerim.
Herzaman oturup bana gülümsediğin koltuğun farklıydı.
Öfke dolu bir hayal vardı karşımda. Korktum.
Benden nefret edersin diye
Gittin bir daha dönmezsin diye korktum..
Resimlerin odamın süsü gibiydi.
Tek renk vereni dünyamın onlardı.
Saçının telini arar oldum, hasretim diner diye.
Sen gittin, onlar gitti…
Kırıldın mı bana hiç, ağladın mı seni üzünce..
Seni sevdiğimi, gözlerinin rengine hasretliğimi bildin mi hiç.
Bak saatler durdu. Geçmiyorlar sensiz.
Kaç kez pil değiştim, piller bitmiştir dedim.
Geçmediler, saatler farklı şimdi yokluğunda.
Ben sensizliği matematikle çözümlemeye çalıştım.
Sen içimde ben seninle dedim topladım yalnız bir ben etti.
Sen yoktun şimdi işlemler farklı, hesaplar yanlış sen yokken.
Gıcık kaptığım, üşütmeyeyim diye her gün giydirdiğin paltomu giydim bugün.
Ellerin kokuyordu, o da farklıydı.
Canımın üçte ikisi diyordum ya sana üçte üçüymüşsün bilmiyordum.
Sensiz yaşam farklı,ölüm farklı, dünya farklı sevgilim.
Anlamıyorsun
Başımı yastığa koyduğumda,
Alnımı havaya kaldırdığımda,
Gözüme bir yıldız çarptığında,
Aklıma sen geliyorsun o an.
Bir mekik gibi işliyorsun kalbime,
Kalbim ve beynim bir şelale olup akıyor senin için,
Yalnız seni sevdim,
Yalnız sana muhtacım,
Ama bir türlü anlayamadın;
Anlamıyorsun gülüm…
Aşk Masallarda
Bir varmış bir yokmuş aşk masallarda,.
Seviyor sevmiyor ya da papatyalarda,
Belkide gerçekten seviyorum diyen dudaklarda.
Ama bilinemez ki,
Belki de şiirlerde yazılan, cama vuran yağmur damlasında,
Veya ayışığında, mehtaplarda.
Aşk şarkılarda,
-Seviyorum seni, seviyorum…
Aşk bakışlarda,
-Gözlerinin derinliklerinde boğuluyorum…
Aşk sokaklarda,
- A kişisinden B kişine seni seviyorum…
Aşk yokluklarda,
-Ben inanmıyorum…
Aşk imkansızlıklarda…
-Herşeye rağmen benimlesin, seni çok seviyorum…
Aşk ayrılıklarda,
-Şimdi değerini daha iyi anlıyorum…
Ya da pişmanlıklarda,
-Keşke, beni hala delicesine sevseydin..
Aşk umutlarda,
-Ah o güzelliğin sahibi ben olsaydım…
Aşk her yerde,
Aşk hiçbir yerde,
Aşk Masallarda:
-Seni Seviyorum..
Biliyordum Sevgilim
Bırakıp gittiğin gün, döneceğini biliyordum sevgilim.
Gözlerinde aşk, sözlerinde aşk, kokunda aşk vardı elveda derken.
Gidişinde aşkının, sadakatinin büyüklüğü,
Gözlerinde gidiyorum demenin ıslaklığı vardı sevgilim.
Bir gün, döneceğini biliyordum
Çünkü sende benim gibi seviyordun.
Ayrılık derken gözlerinde okudum.
Kalbimi hiç atmayacaktın yerlere
Ve yeri hiç boşalmayacaktı.
Sol yanında ölene dek ismim yaşayacaktı.
Biliyordum sevgilim,
Acısını yaşamak zor aşkın.
Boğazında düğümlenirdi nefesin beni hatırladığında,
Dönmeliyim derdi aklının her bir hükmü..
Kalbin acılar içinde çırpınırdı.
Bende yaşadım senin için.
Gitmeyecektin biliyordum sevgilim.
Çünkü seni çok seviyordum
Bir Adım Önde
Hep zamanı geriye sarmaya çalıştık senle
Herkes bize bakıp şaşırıyordu.
Bir adım önde olmak için çabalamayan ikimiz
Gitgide büyüyorduk.
Gözlerinde büyüyorduk herkesin,
Hayallerindeydik devlerin.
Zamanın durmadığı duraklarda ikimiz
Hep bekliyorduk..
Ve asla bir adım önde olmak için çabalamadık biz.
Üstümüze yağan yağmurlarla büyüdük,
Üzerimize doğru durmadan çakan yıldırımların ateş yükünü
Nefesimizle tükettik..
Fakat hep gerilerdeydik,
Devlerin gözünde büyük.
Herkesin gözlerinde devdik.
Oysaki ikimiz hala kendimizdik,
İkimizdik.
İki çocuk masumiyetinde hâla yeni yağmurlar beklerdik.
Direneceğimiz ateş sırtı yıldırımların yüreğimizden vuracağını asla bilemezdik.
Çünkü biz bir adım önde olmak istemedik.
Kıskanan gözlerle bakardık birbirimize,
Savrulmuş bir kurşun olmak istedik çevremize.
Bizden gizli bakan iki göze, ölüm olmak istedik.
Ama hep birşeyler eksik kaldı içimizde.
Bunu ikimizde çok iyi yaşıyorduk.
Seviyorduk, herşeyden çok ikimizi..
Eksiklerimizi yeniyoruz şimdi.
Herkesten bir adım öndeyiz.
Çünkü biz bitmeyecek bir aşkın başrollerindeyiz.
Bunu hiç aklından çıkarma sevgilim.
İkimiz kaderiz..
İkimiz sevgiyiz.
İkimiz yaşamız.
Bundan böyle biz hep bir adım öndeyiz.
Bir Şairdim
Bir şairdim!
Bir elimde kalemim, bir elimde defterim..
Anlattım ne varsa gönlüme hoş gelenleri satırlarımda.
Bir gülden yazdım, bir de bülbülden..
Sıra sana geldi cananım,
Yazamadım..
Bir şairdim!
Bir elimde kalemim, bir elimde defterim..
İlkokul çocukları gibi şendim..
Mısralar arasında yüzerdim.
Baktım satırlarımda seni gördüm,
Yazamadım..
Bir şairdim,
Mekanım yoktu benim,
Kimi görsem oydu yarim
Uçan bir kelebek
Açan bir çiçek.
Doğan bir güneş,
Gözleri ıslak bir kardeş ,
Sonrasında sen vardın,
Yazamadım.
Birini Seviyorum
El ele tutuşup gezemediğim
Yüreğindeki saflığı sezemediğim.
Gözlerinde ışıltıyı göremediğim
Birini seviyorum.
Adını bilmeden, aşık olduğum,
Yollarına düşüp susuz kaldığım.
Uğruna dellenip mecnun kaldığım
Birini seviyorum.
Beni sever mi hiç bilemediğim.
İstesem kalbimden silemediğim
Annesi benim kadar sevmez dediğim
Birini seviyorum.
Kokusunu güllerden duyamadığım.
Güzelliğini aynalardan bulamadığım
İçimi titretip, gider dediğim
Birini seviyorum.
Bu Şehir ve Sen
Bu şehir sensiz çekilmiyor sevgilim
Sen gittin gideli bu şehir çirkin, bu şehir karanlık.
Bir dönsen yine aydınlansa, güzellik sarsa her yanını bu şehrin..
Seni değil bu şehri istediğimi bilsem…
Senden kalan tek anı karanlıktaki bu şehir.
Ne sevmelerinden iz kaldı bende
Ne de dudaklarımda öptüğün izler.
Ben bu şehre aşıktım sana değil
Sen gittin bu şehre küstüm,
Dönsende sevsem yine bu şehri.
Her sabah bahçemdeki dallarda öten kuşları da aldın giderken bu şehirden.
Dallara kuşlarımı bırakıp da gitsen…
Rüzgarın serinliğiyle uyuyup sabahladığımız şehirden
Bir rüzgar dileyip de gitsen…
Saçlarının karasını bıraktığın bu şehrin
Tüm siyahlarını alıp da git sevgilim
Ben bu şehre böyle aşık, sen kaçmaya sevdalısın.
Bu şehirden beni çalıp da git sevgilim.
Ben bu şehri seviyorum sevgilim.
Seni sevmeyi gördüm bu şehirde
Sana ölmeyi sevdim sevgilim.
Bu şehir bana seni sevmeyi öğretti..
Demek Gidiyorsun
Demek gidiyorsun
Hiç yaşanmamış gibi geçen zamanı,
Demek bitiyorsun,
Bunca zaman yazdığım şiirlerimden
Demek veda ediyorsun
Bizim olacak dediğimiz geleceğimizden
Demek sende bir başıma bırakıyorsun,
Koca dünyada senin için atan kalbimle.
Demek sende diğerleri gibi oluyorsun.
Demek ki sevgili duygularımı hiç önemsemiyorsun.
Ne sevgimi, ne hayallerimi, ne üzüntülerimi
Hiç umursamıyorsun demek.
Git.
Gittiğin yerde adımı unutma,
Zaman geçer ama sen asla pişmanlık duyma.
Mutlu ol benim için gözyaşlarını dökme.
Git sevgilim gözyaşlarını başkası için sakla.
Haksızlık bendeymiş demek,
Niye sevdim ki,
Duygularımı hafife alıp giden birine,
Neden kanmışım ki!
Git sevgilim, madem gidiyorsun.
Her zamanki dileğimi söyleyeyimde git;
Mutlu ol, nerde olsan, kimin için yaşasan.
Otuzunda da olsan yetmişinde de olsan
Mutlu ol ve beni unutma.
Gece
Kırmızılar giyin bu gece,
Gel yanıma salına salına.
Elindeki ağulu hançeri
Vur bağrıma bağrıma,
Gülün dikeni var dedin
Armudun sapı var dedin
Herşeyi bahane ettin.
Beni bırakıpta gittin
Yeşiller giyin bu gece
Dar ağacını kur bana
Sözüm olmaz tek bir hece
İpi dola boynuma boynuma.
Seviyorum ama dedin,
Bekliyorum gelme dedin,
Ağlıyorum görme dedin
En son bana sil dedin
Maviler giyin bu gece
Gözüm ağlar ince ince
Akacağım denizlere
Deniz dalga bir bilmece
Gidiyorum
Bugün sensiz, sensizliğe uyandım..
Kayalara çarpan dalgalar misali,
İçimde fırtınalar koptu ;
Sensizliği haketmemiştim…
Ne nefes almayı, ne de yaşamayı,
Sensiz sensizliği yaşarken
İçimde hep sen vardın!
Bu nasıl sensizlik?
Şimdi sensiz “sensizliğimi” noktalıyorum…
Gidiyorum…..
Gitme
Sevgilim senden uzaktayım,
Ellerim tutmadı ellerini hiç
Gözlerini kaldırıp gözlerime bakmadın hiç
Sevdiğini söyledin,
Çok sevdin…
Benim için herşey bu kadar basit değildi aşkım
Aşkın en saf halini sende gördüm.
Sen meleklerin tarifisin
Bana tanrıdan en güzel hediyesin
Beni asla bırakıp gitmeyecek
Son sevdiğimsin.
Bir daha söyle canım,
Bir daha söyle sevdiğini,
Al kalbimi senin vur kır esirinim.
Bende seni çok sevdim, deliler, mecnunlar gibi,
Ellerimi uzattım, tut ellerimi,
Sarmala sensiz üşüyen ellerimi.
Hayatımın kendisisin, gitme asla aşkım,
Gitme, beni sensizliğe, ölüme terketme…
Gülüşü Can Yarim
Gülüşü can yarim, gülüşünde hayat var.
Duruşunda ömür bakışında cennet var
Sevdamın yollarında ezdirsem bedenimi.
Aşkına yetmez cananım ama bir tek canım var
Kalbindeki beni asla silme meleğim
Seni sevdiğimi bil, asla dolmasın yerim.
Gülüşü can yarim, benim canım ciğerim
Bedende can kaldıkça seni sonsuz severim.
Güllere benzeyen al yanakların
Solmasın asla meleğim…
Varlığın canıma can katar sevgilim
Benim gülüşü can yarim
Olmayana Şiir
Tanıştığımız ilk yerdeyim,
Daha doğrusu tanışamadığımız,
Bir otobüs durağında, sabah erken, yapayalnızım.
Hava soğuk ama titretmiyor tenimi,
Alev alev yanıyorum, sen yoksun diye!
Bekliyorum ama ne sen geliyorsun, ne de beklediğim otobüs.
Yürüyorum ağır adımlarla,
Bakıyorum silmişler adını (bilmediğim adını) kazıdığım duvarlardan, kızıyorum.
Sonra sabahın erken saati ya yapayalnızım,
En sevdiğim türküyü söylüyorum,
”
Şu garip halimden bilen işveli nazlım
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
Tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm
Gönlüm hep seni arıyor neredesin senBen ağlarsam ağlayıp gülersem gülen
Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen
Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
Gönlüm hep seni arıyor neredesin senSinemde gizli yaramı kimse bilmiyor
Hiçbir tabip bu yarama melhem olmuyor
Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
”
Kızıyorlar bana deli misin diye,
Gülüyorum hayır aşığım diye,
Adını bilmediğim bir deliye,
Aşığım,
Rüyamda
Yar, tut ellerimi şimdi, gel kaçıyoruz.
Yıldızlara uzanıyoruz.
Topluyoruz kır çiçeklerini toplarmış gibi yıldızları.
Gök yüzü pırıl pırıl parlarken,
Bulutlara tutunuyoruz, göğü maviden siyaha boyuyoruz.
Tutunduğumuz bulutlar kızıl kızıl oluyor,
Akşam saatlerinde, gün batarken..
Dünyaya yukarıdan bakıyoruz,
Ne kadar ufalmış herkes.
Bir misket gibi dünya, insanlar hiç yok.
Kahverengi dağlar, tıpkı gözlerin gibi.
Göğe dayadığımız merdiven kayıplara karışmış,
Kim almış dünyamızı, bizi bizden kim çalmış.
Söylenme sen birtanem, dünya varsın olmasın.
Göğü avuçlarımıza aldık, bak yıldızlarda senin.
Ya benimle kal burda,
Ya ölüme at beni…
Hadi.
Sen Olaydın
Sen bir peri kızı olsaydın ben de bir prens ve hikayelerle yazılsaydı hayatımız.
Sen bana aşık ben sana deli dilden dile dolaşsaydı yaşadıklarımız.
Güllere konan hoş sesli bülbül olaydım.
Vazgeçemediğim bir gül olaydın.
Gece gündüz aşk çığıraydım.
Divana yazılsaydı büyük aşkımız.
Garip bir çoban olsam da
Sen bir ağa kızı olaydın.
Ne kadar garip olsam da
Gönlümü gönlüne eş alaydın.
Tiryakisi olaydım mis bir tütünün.
En güzel tütünüm sen oalydın.
Her yaktığımda mis cigaramı.
Kanımda dolaşan sen olaydın.
Zamanın içinde gün olaydın.
Ay olaydın bana, yıl olaydın.
Şu naçiz ömrüm bitinceye
Can olaydın bana, can olaydın.
Sevdiğim, bitanem, canım, cananım
Yüreğim, ciğerim, gözüm her bir yanım.
Sonsuza değin , benim son aşkım..
He deyip yanımda sen olaydın…
Söyle Sevgilim
Hiç durup dururken içinden of çekmek geçti mi
Sevdiğini düşünüp ağlamak,
Seviyorum işte, seviyorum diye haykırmak,
Çok özledim onu demek…
Söyle sevgilim sende beni seni sevdiğim kadar sevdin mi?
Yokluğun her saniyesinde onu anmak gibi durumun oldu mu?
Geçmişi anıp avunduğun oldu mu?
Yokluğunda ciğerinde bir ateş kalbine ağrı oturdu mu?
Kaldı mı boğazında hiç lokmaların onu düşünüp?
Söyle sevgilim.
Onun olmadığı günler, hiç bilmediğin yerleri gezip,
Hiç olmadık şarkılar söyleyip,
Koca kayalara, yaşlı ağaçlara ismini kazıyıp
Seni seviyorum dedin mi?
Seni seviyorum,
Hemde Çok Seviyorum.
Uç Kalbim
Kimse bilmez seni kalbim, ne istediğini, neler çektiğini;
Uç kalbim bedenimden, durma buralarda,
Selam ver kocamış dağlara, lanet oku bitmeyen uzak yollara,
Bir mola vermeden uç hadi bulutlara, durma;
Anlamazlar ne de olsa…
Gecenin karanlığında yıldızları topla,
Faydası olmasın gökyüzünün sevgiyi bilmeyen insanlara,
Topla güneşini, ayını topla,
Karanlıklarda kalsın o hain dünya,
Sonra savur kendini ölüme, kanatların kopsun,
Yıldırım gibi, düş yükseklerden,
Faydasını görmediğin yalan dünyada,
Bir saniye daha yaşama.
Unutamazsın
Unutmak söylendiği kadar kolay olsaydı,
Ne gözlerinin günbatımı kahverengisini dinlerdim,
Ne gülüşlerinin güneş gibi içimi ısıttığı o anları
Bir anda, üstümden atar silerdim seni,
Kolay değil gitmek,
Böyle bitirmek ve böyle bitmek.
Unutmak kolay değil sevgilim,
Ama beni unutmakda kolay değil,
Rüyalarına girerim, bir bakmışsın ben olmuşsun.
Elinde bir beyaz papatya görürsün,
Boynu bükük ama daha solmayan,
İşte o ben ve içimdeki kırgınlığı yaşayan papatyam sen,
Belki yeni bir yuva kurarken görürsün beni, karşında değil, yüreğinin derinliklerinde.
Gözlerinden hiç ummadığın bir gözyaşı damlar nikah masana,
Aklına ben geldim diye yüreğin sızlar,
Acılar içerisinde “Evet” derken nikah memuruna,
Sende beni unutamadığını anlarsın,
Bir beyaz papatya gördüğün her an,
Beni hala deliler gibi sevdiğini,
Bir bakışta sevilip unutulabilecek biri olmadığımı,
Anlarsın…
Ölüme Satırlar
Ölüm buymuş demek ki.
Önce toprağı açıp,
Gömüp dua etmekmiş.
Sonra ardına bakmadan.
Bırakıp ta gitmekmiş.
Öyle olsun dostlarım
Bırakıpda gidin siz.
Elbet bir gün sizlerde.
Kapıma düşersiniz.
Toprak benim toprağım.
Dünya sizindi hani,
Koskoca dünyanızdan
Bana ne getirdiniz.
Ulan deme sakın ha
Burada yatacağım,
Böyle keyfi keyfimce
Susupda kalacağım
Hayır, günah yok burda.
İşlemez defterlere,
Koymadılar gördün,
Bizi tül minderlere
Olsun dinle bak şimdi
Bin yıldır ölenlere,
Bekler dururuz derler.
Daracık topraklarda,
Çıkmak için birgün,
O ince köprülere.
Özlemimsin
Seni sevdiğim kadar hiç kimseyi hiç bir şeyi sevmedim.
Ne nefes almayı bu kadar sevdim, ne de kalp atışlarımı hissetmeyi.
Seni ben dağlara hasret bir yıldırımın yere inmek için cançekişirmişçesine göklerde gürlemesi gibi sevdim.
Ya da ben seni sadece güne açılan bir çiçeğin yaşamı sevmesi kadar sevdim.
Ve ben seni çok özledim.
Tıpkı kuru bir çölün ortasında yetişmeye çalışan hurma tohumunun yetişebilmesi için beklediği iki damla suya hasret kalması gibi..
Ya da dünyaya hiddetle bakan bir çift gözün şefkat duygusuyla gözyaşlarını özlediği gibi.
Seni seviyorum, haykırıyorum bak,özlüyorum,ağlıyorum
Özlemim, sadece özlemimsin benim sadece son aşkım, sevgiyi hissettiğim,kalbim…






